AT ÇİFTLİĞİ HAYALİ ÖYKÜSÜ

Bu öykü de çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışa koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç bir oğlu vardı. Babasının işi nedeniyle çocuğun eğitimi kesintilere uğramıştı. Bir gün öğretmeni, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istedikleri konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi. Çocuk bütün

DENİZ FENERİ HİKAYESİ

Eğitim filosuna bağlı bir savaş gemisi, fırtınalı bir havada, gece karanlığında yol alıyordu. Yer  yer sis de vardı ve görüş alanı dardı. Bu nedenle geminin komutanı da köprüdeydi, bütün faaliyetleri denetliyordu. Köprünün iskele tarafındaki gözetleme yerinde nöbetçi haber verdi; – Işık! Sancak tarafında. Komutan

İKİ HASTA ADAM

Aynı kalp rahatsızlığıyla aynı kaderi paylasan iki yaşlı adam aynı odayı da paylaşıyorlardı. Tek fark biri cam kenarında diğeri ise duvar dibinde yatıyordu. Cam kenarındaki yaşlı adam her gün camdan bakarak arkadaşına dışarısını anlatırdı. – Bugün deniz sakin, yine de hafif rüzgar var sanırım

YOLUNA TAŞ KOYMAK

Bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş. Bakalım ne yapacaklar gelenler diye başlamış beklemeye… Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer gelmişler. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girmişler. Kayayı yoldan kaldırmak şöyle dursun, pek çoğu kralı yüksek

HER İŞTE BİR HAYIR VAR

Afrika’nın uzak bir ülkesinde bir zamanlar hüküm süren bir kral vardı. Kralın çocukluktan beri birlikte büyüdüğü hiç yanından ayırmadığı bir dostu vardı. Bu dostu iyi veya kötü her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi: – Bu işte de bir hayır var! Bir gün kralla

TEK KOLLU JUDOCU ÇOCUK

10 yasındaki bir çocuğun en büyük hayali günün birinde çok iyi bir judocu olmaktır. Fakat talihsiz bir trafik kazası sonucu sol kolunu tamamı ile kaybeder. Hem çocuk hem de ailesi yıkılır. Ailesi, Japonların en ünlü Judo hocalarından birini çocuğun dileğini yerine getirmesi için tutarlar. Hoca,

BABA VE OĞUL HİKAYESİ

Adam, bütün hafta işte çok yorulmuş, hafta sonu iyice dinlenirim diye düşünüyordu. Pazar sabahı kalktığında, eşi güzel bir kahvaltı hazırlamıştı. Gazetesini aldı, keyif içinde bütün gün dinlenip evde oturacağını düşünürken oğlu koşarak geldi:   – Baba, sinemaya ne zaman gideceğiz?   Baba, oğluna sinemaya

FAKİR KÖY HİKAYESİ

Zengin bir baba küçük oğlunu insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü. Çok fakir bir aile, çiftliğinde baba ve oğlunu bir gün boyunca ağırladı. Yolculuktan dönerlerken baba oğluna sordu; – İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü? – Evet! Gördüm baba

BURNUNDAN KIL ALDIRMAMAK HİKAYESİ

Zengin yaşlı bir adam bir sabah müthiş bir baş ağrısıyla uyanır, İlaç alır, geçmez. Bir iki gün bekler, ağrı devam eder. Doktor çağrılır. Doktor muayene eder, ağrının sebebini anlayamaz sadece ağrı kesiciler verip, gider. Fakat adamın baş ağrısı geçeceğine daha da artarak sürer. Baş

KİBRİT ÇÖPÜNÜN HİKAYESİ

Kibrit kutusundaki kibritler, toplumun içinde yaşayan insanlar gibidir. Hepsi birbirinin aynısı gibi görünseler de her biri farklıdır. İnsanın yaşamı gibi her bir kibrit önce yanar ve sonunda kül olup sönüverir ama etkileri farklı farklı olur. Kimi kibrit çöpü bir amaca hizmet etmek için yanar,

HAYATTA FARK YARATMAK

Hayata veda etmiş bir din adamın mezar taşının üstünde yazılı olan bir yazı: “Genç ve özgür iken, düşlerim sonsuzken, dünyayı değiştirmek isterdim. Yaşlanıp akıllanınca, dünyanın değişmeyeceğini anladım. Ben de düşlerimi biraz kısıtlayarak sadece memleketimi değiştirmeye karar verdim. Ama o da değişeceğe benzemiyordu. İyice yaşlandığımda, artık

KUYUDAKİ EŞEK HİKAYESİ

Günün birinde, köyün birinde, adamın eşeği, kör bir kuyuya düşmüş. Nasıl düştüğüne gelince; belki kuyunun ağzı tahtayla kapatılmıştı belki, üzerinde de toprak vardı, zamanla tahta çürüdü, toprakta yeşeren otları yemek isteyen eşek düştü kuyunun içine. Hayvancık saatlerce acı içinde bağırdı. Sesini duyan sahibi gelip

ASKER ARKADAŞI HİKAYESİ

Savaş, tüm şiddetiyle devam ediyordu. Çok fazla kayıp verilmişti. Askerlerden biri daha ateş yağmuru içinde isabet eden kurşunlarla kanlar içinde yere düştü. Yaralı askerin en iyi arkadaşı yardımına koşmak istedi. Teğmenden izin istedi:  -Teğmenim. Arkadaşımı hemen alıp gelebilir miyim? Teğmen, askere delirdin mi der

HAYAT DERSİ

Öğretmen mezun olmak üzere olan öğrencilerine okulun son günü son bir ders daha vermek için tahtaya geçiyor. Tahtaya kocaman (1) bir rakamı çiziyor. – Bu bir rakamı sizin kişiliğinizdir. Uzun emekleriniz, çalışmalarınız sonunda bugün mezun olmayı başardınız. Sonra (1) birin yanına bir (0) sıfır

KUMA YAZMAK HİKAYESİ

İki arkadaş çölde yürüyorlarmış. Yolculuğun bir anında aralarında bir münakaşa olur ve biri sinirlenerek diğerine tokat atar. Tokadı yiyenin canı acımış ama bir şey söylemeden kuma şöyle yazmış: “BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA TOKAT ATTI“ Birlikte yürümeye devam ederler sonunda bir vahaya gelirler ve